Beşiktaş demek aşk,bağlılık,tutku demektir. Bu öyle bi bağlılıktır ki daha dilin dönmezken Beşiktaş demeye çalışır, odanı siyah beyaz renklerle doldurmak istersin.
Artık okuma yazmayı öğrendiğinde ödev defterine abinden, babandan öğrendiğin marşları yazar, onları ezberlemek için sınıfta bağıra bağıra söylersin. Sonra başka takımı tutan biri gelir, seninle laf dalaşı yapmaya çalışır, bu Beşiktaş'a olan aşkını daha da körükler, daha yüksek sesle haykırırcasına marşını söylemeye devam edersin.
Her maç öncesi sevgilinle buluşur gibi heyecanlanır, yerinde duramaz,maç saatine kadar dakikaları sayarsın.Maça başlama düdüğüyle zaman adeta durur. Gol atınca sevinçten, gol yeyince üzüntüden gözlerine yaşlar dolar. Bazende hiç gol olmaz gerilim hattına bağlanmış gibi kalırsın 90 dakika boyunca.
Sevincin de, üzüntün de, umudun da, hayallerin de Beşiktaş olur.
Hele birde üstünde armayı taşıyan birini görme, gözlerin takılır illa ki, baka kalırsın.
Beşiktaşlılık öyle bişeydir ki; siz hepiniz ben tek dercesine herkese, herşeye kafa tutarsın. Beşiktaş'ı yaşayan insan yalnız kalmaktan, mücadele etmekten korkmaz, yapılan iyiliği de, kötülüğü de unutmaz.
Yense de yenilse de 'Şereftir Seninle Yürümek' demesini bilir.
Bu öyle bir sevdadır ki; kelimeler, sayfalar anlatmaya yetmez...