2016/12/20

SAHİDEN İYİ Mİ GECELER

Günaydın.
Günaydın . Bugün de uyandık şükür ..

       Yoksa ' gün aymasaydı mı ? ' keşke demek  gerekir . Her ertesi gün sadece takvimdeki rakamları değiştirirken gün aymış mı batmış mı umurumda değil açıkçası diyemedim..

Nasılsın ?
İyiyim. 

      O kadar iyiyim ki yataktan kalkıp işe gidebilecek kuvvetim var.  İyiyim işte ..

Ne yapıyorsun ? 
Oturuyorum. Sen ne yapıyorsun ?
Hiç bende oturuyorum..

    Aslında bende o kadar ilgilenmiyorum ki ne yaptığınla, lafın gelişi sordum işte . İyi de oldu uzun uzadıya cevap vermemen. Kafamın içinde bir yığın asker çatışma halindeyken duyamıyorum , göremiyorum .

İyi geceler .
İyi geceler...

     Sahiden iyi mi geceler .. En son ne zaman mutluluktan havalara uçarcasına yatağa girip yorganı tepeme kadar çektiğimi hatırlamıyorum genelde ağlama krizlerimi durdurmak, hıçkırıklarımın duyulmaması içinde yastığa kafamı gömdüğüm anlar oluyor geceler..
    İyi değil be geceler . 

2016/10/26

Maça Kızı Kupa Erkeği

Maça Kızı ve Kupa Erkeğinin Hikayesi Burada anlatılanlar tamamen hayal ürünü yada yaşananlardan yola çıkarak oluşturulup yazılanlar .. Gerçi yazıya dökülürse hayal olarak kalır mı bilemem .. Zaten hayatta da herşey bir hayal ürünü değil mi ki ? Şu an canlı kanlı bir varlıkken belki bir kaç saat sonra toprağa karışıp hayal olarak kalırız. Hayat yada hayal ikiside aynı sonuç olarak konumuza geçelim en iyisi .. Adından da anlaşıldığı gibi maça kızı, kalbini karalar bağlamış ellerini bağdaştırıp, sırtını dönmüş dünyaya , onu yaşama bağlayacak kupa erkeğini beklemiş dururmuş yıllarca.. Beklediği kupa erkeği ansızın karşısına çıkarak, kalbini yerinden çıkartıp maça kızına vermek istemiş . Maça kızı kalbi görünce dehşete kapılarak '-Kalbin ellerimde atarsa ben yanında olmayınca nasıl yaşayacaksın ki ' demiş. Kupa erkeği ' -İyi ya işte beni yaşama bağlayacak olan kişi sensin , sen olmayınca atacak kalp bana ancak acı verir ' demiş . Maça kızı kalbi ellerinin arasına almış, önce sıcaklığını hissetmiş kalbin sonra 120 pmde atmasını .. Önce duygulanmış dünyasında herşey karanlık da olsa yeşeren bir şeyler varmış .. En karanlığından da olsa o da insan en nihayetinde .. Dünyaya dönük olan yüzünü kupa erkeğine çevirip '-Senin kalbin ellerimin arasındaysa, benimde gözlerim senin gittiğin yerlerde ' diyerek kupa erkeğinin kalbini kabul etmiş .. Başlarda bocalamış alışık değilmiş birini izlemeyi, izinden gitmeyi .. Zamanla alışmış baktığı yerlerde onu görmeyi.. Sevmiş de aşka dönen yüzünü . Maça kızı, hikayenin sonunda olmuş etrafa sevgi dağıtan kupa kızı ..

2016/09/07

DİPSiZ BİR KUYUYA ATLADIM İKİ AYAKLI YARATIKLARDAN KURTULAMADIM

Şşşşhhttt sessiz ol duyacaklar Burada oldugunu anlarsalar seni de kendilerine çekerler.. Onlar yeryüzündeki en kötü varlıklardır. Kendi gibi olmayanları kendilerine benzetmeye çalışır, benzemediğin zamanda seni yerin dibine batırıp yok etmeye çalışır. O yüzden ses çıkarma çocuk yaşarken ölü taklidi yap, hayalet gibi süzül aralarından izle ve bak . Göreceksin onların mide bulandırıcı hallerini. Kaçıp gitmek isteyeceksin, onların bu berbat hava sahasından.. Onlar ölümlü olsa dahi hiç bir hava koşuluna bakmadan üreyip türerler; hayvanlara bitkilerle görünmeyen alemlerdeki canlılara dahi yaşama şansı tanımadan. Uzak dur. Olurda sende bir gün onların çekimine kapılırsan git .. Sonsuzluğa ..

2016/08/15

SOL YANIM

Ne de hoş geldin kalbime beni sevmene öyle ihtiyacım var ki ellerin şifa verir gibi .. Kokun ruhumu dinlendirir, dudakların kalbime işler ince ince.. Sen hiç gitme, kal hep sol yanımda. Yanacaksak birlikte yanalım yeter ki savrulmayalım , küllerimizden yine doğarız.. Sevgin beni öyle dilsiz, sağır, kör bıraktı kim ne derse desin duymuyor, kimseyi görmüyor, konuşamıyorum. Elim kolum değil; kalbim, düşlerim bağlandı sana.. Nasıl da güzel bir rüyaydı bu . Gerçekleşmesini istediğim tek rüya.. Şu an öyle bir durumdayız ki, uçurumun başında değil atlamışız tutunacak yer arıyoruz. 'Ah be sevgili kim kimden çekiyor, kim kime çektiriyor bu aşkta belli değil belki sevgi anlayışlarımız gösteriş şekillerimiz farklıdır. Sana normal olan şeylerin bana tuhaf gelmesi hayata başka yönlerinden bakmamızdandır' derken aslında sona geldiğimizi göremedim .. Mutlu sonsuzluk dilerken doğru düzgün herhangi bir sona bile gelemedik. Sensizliğin birinci günü; kabullenmek o kadar zor ki her şey iyiymiş gibi giderken tepe taklak olmak. Kaldıramıyorum . Başta anlayışla karşıladım kararını, gece o yastığa kafamı koyduğumda hiç de anlayışlı değildim . Beynimde benden bağımsız konuşmalar gözümün önünde silüetin . Bir kabusun ortasına düştüm uyanamıyorum. İçimdeki boşluk değil sanki kocaman bir öküz oturmuş da kaburgalarımı kırıyor , nefes alamıyorum. O kadar sallantıdaki herşey, keşke senin benden gitmeyeceğinin garantisi olsa masalımın kahramanı tek olsan. Bugün ayrılığın son günü şimdi düşünüyorumda ne yaparsam yapayım bitmişiz zaten biz. Biz diye bir şey kalmamış hatta .. Sana ne denir ki bundan sonra yeni bir sayfayı açamadan üstünü karalayıp cümleler yazdığım, midemde kanat çırpan kelebeklerin kanatlarını kopardın ya helal olsun sana .. Bir gün seni unuttuğum da pişmanlıktan ölebilir yada mutluluktan geberebilirsin de Her iki şekilde de ölmeni isterim Üzgünüm sevgilim kötü düşünmek istemezdim Sadece tüm saflığımı o kandırdığın duygularımla kaybettim ... Kendimi kaybettim .. Ben beni tanıyamaz oldum !

2016/06/18

ADAMLIĞIN KALIBI

Kalıbının adamı ol deyince çok yanlış anlıyor tam da öyle yapıyor adamlığı unutuyorsunuz. Kalıbının adamı ol değil adamlığın kalıbı olabilirsin mesela, kapasiten yetmez kızı sevmeye yada bir ilişki yürütmeye insanlık halidir sonuçta kimse doğru sevmediğin için seni yargılayamaz ama doğru insan olmak zorundasın. Madem taşıyamıyorsun sevgiyi üzerinde seviyor gibi yapmayacaksın en başından. Ya hep siyah ya hep beyaz ol ki karşındaki de ona da göre yaklaşsın sana yada uzaklaşsın senden. Başlarda olmadığın gibi görünmeler, göz boyamalar sonralarda sen kimsin, istemiyorumlar.. İster yirmili yaşlarda ol, istersen otuzlu ruhu büyüyüp olgunlaşmamışsa insanın hiç bir hayır gelmez sana ondan. Ne demişler aşk yaşta değil baştadır. Aldanma kızım yaşına egonu şişiren bir çift sözüne onlar senin güzel gözükmek için gözüne çektiğin kalemden çok daha fazlasını yapıyorlar gözünü boyayabilmek için . Kaptırdın kalbini ne oldu adam amacına ulaştı seni yanında biblo gibi taşıdı işi bitti ve yabancılaştı. Ah şu günümüz aşıkları bir iki güzel söz sıkılınca yapamıyorum edemiyorumlar. Bir arkadaşım vardı 'Siz kızlar ne istediğinizi bilmiyorsunuz sonra öküze rastladım deyip ağlanıyorsunuz.'diyordu Adam da haklı. Kızlar size tavsiyem; Önce nasıl bir insanla yaşamak istediğinize karar verin sonra seçtiğiniz ilişkiyi yaşayın, dövünmeyin, sızlanmayın..

2016/06/15

ACİL TATİL ARANIYOR

Şöyle üç beş on gün huzur, sakinlik, sessizlik ... Kulaklığım, okunacak kitaplarım bir de sen . Hayal ya işte böyle geceler gündüze karışsın, gündüz uyuyup akşam uyanalım, gezelim tozalım gözlerimiz birbirini görsün sadece, ay ışığı altında yıldızlara uzanalım. Gökyüzünden yorgan yapalım mesela üzerimize, sarsın bizi .. Gündüzlerime doğan güneş sen ol.. Tatil demiştim ne ara bizli hayallere gittim bende bilmiyorum. İnsanın fikri neyse zikride o olurmuş belki de tatil değilde tek isteğim sen.. Huzur veren ellerin, gözbebeklerimi güldüren cümlelerin .. Gelişin konfetiler patlatırken içimde, gidişin bardaktan boşalırcasına yağmur gözlerimde .. Sen hiç gitme, hep yanı başımda bekle .. İlla ki gideceksen de beni de getir gittiğin yerlere .

2016/03/18

Bana Beni Sevdiğini Söyle

Bir merhabayla başladı ilk tanışmaları.. Adam güvenmiyordu seviyorum deyişlerine , kadın ise yorulmuştu hayal kırıklıklarının enkazında kalmaktan. Birbirlerine temkinli yaklaştılar önceleri ne de olsa sütten ağızları yanmıştı her ikisininde . Sonra silkelenip kendilerine baktılar, aynadaki yansımalarını görür gibi oldular. İkisinin de beklentileri aynıydı kısacık hayatlarında. Severken sevilmek, güvenmek ve de her ne olursa olsun yarı yolda bırakılmamak. Adını koydular sevdalarının ilk görüşte aşk değildi belki ama son olacaktı onların aşkları ... Bana beni sevdiğini söyle hiç usanmadan dedi kadın Seni sevdiğimi sonsuza dek söyleyeceğim dedi adam Başka tenlere, sevdalara kapattılar gözlerini, sadece birbirlerine bakmaya yemin ettiler sessizce.. Halbuki içlerinde uçuşan kelebeklerin kanat seslerine sessiz kalmak mümkün değildi. İçlerinde daha fazla tutamadılar haykırırcasına ilan ettiler tüm dünyaya aşklarını .

2016/02/22

Altın Vuruş

Her şey üstüne üstüne geliyordu yattığı yerden. Ölmekten başka çaresi yokmuş gibi hayat ısrarla her sabah gözlerini açtırıyordu ona. Nefes almak ağır geliyor, ciğerleri ebediyeti çekiyordu adeta içine. Belki de işlediği günahların bedelini ödüyordu böylelikle cennetten bir yer edinirdi kendisine. Bunları düşünürken yine daldı uykuya. Hayal meyal hatırlıyor çocukluğunu... Bir şelale akıyor dağın tepesinden çıplak ayaklarına . Koşturuyor oradan oraya çocukluğunu . Kiminin en güzel zamanıdır çocukluğu, kiminin gençliği, kiminin yaşlılığı... Hayatında hep olmak istediği, durmasını istediği an çocukluğuydu Fahriye'nin. Annesi hep yanında, babası ise gündüzleri tarlada, akşamları hep bir arada yanan sobanın karşısında. Bir de annesinin kendi elleriyle diktiği bez bebeği ... Nereye giderse gitsin yanında . Taa ki büyüyüp de çocuk muyum ben onu yanımda dolaştıracağım diyene kadar. Uçurumdan aşağı attı bebeğini, tutmaya çalışırken uyandı uykusundan Fahriye. Gözleri yaşlarla dolmuştu, kaybettikleri için akıttığı kaçıncı damlaydı bu ? Önceleri bebeğini kaybetmiş, sonra kendisini, sonra eteklerinden ayrılmadığı annesini çalışırken izlemeye doyamadığı babasını.. Geriye ne kalmıştı ki zaten yaşamasına da gerek yoktu bu saatten sonra.. Altın vuruşun henüz zamanı vardı. Kendisiyle yüzleşmesinin bitmesini bekliyordu. Aklındaki tek soru ' Neden ? ' Neden terk edip gitmişti ona kol kanat geren evini, kanadını kırmışlardı işte böyle. ' Neden? ' o şerefsize inanıp bir kereden bir şey olmaz, unutursun,atlatırsın laflarına kandı kendine beyaz dumandan hayaller kurdu? 'Neden?' dönemedi arkasında gözü yaşlı bıraktığı annesine, babasına. Onlar hiç yüz çevirir miydi yavrularına.. Dönemedi. Utandı kendinden, yaptıklarından, kızlarını böyle görmelerini istememişti.. Bir gün cesaretini toplayıp gittiğinde ise karşılaştığı iki avuç toprak .. 'Neden?' diye sorduğu her sorunun sonuçları daha da derine inerek acıtıyordu kalbini, kollarında ki morluklar neydi ki içinin yanmasının yanında. En iyi yaptığı şeyi yapacak yine kaçacaktı sorulardan, sorunlardan.. Artık zaman geldi ve o gitti .. Belki kaybettiklerini geri alır gittiği yerlerden..