2014/12/31

HOŞGELDİN 2015

Güle Güle 2015
Takvimlerde alışmıştık 2014 yazılmasına...
Kişisel olarak yaşadıklarının yanında, ülkece çok acılar çektik. Yitirdiğimiz yüzlerce can oldu bu yılda.

Hoş Geldin 2015
Her yıl olduğu gibi gelişini kutlamak haram mı, günah mı tartışması başladı.
Eğlenmenin nesi günah olur ki ...
Velhasıl öyle yada böyle yeni umutlarla ama televizyon karşısında ama sokakta bir mekanda karşılanacaksın...

Yeni yıl
Yeni umutlar
Yeni hayaller
Yeni beklentiler

Bu yılda gönlünüzden geçenlerin olması dileğiyle...
Mutlu Yıllar Türkiye

2014/11/30

Bir Evlilik Masalı

    Sallanan sandalyesinde  kucağında kedisiyle otururken gözleri bir noktaya takılı kaldı kadının. 
Kah dudaklarında tebessüm kah gözlerinde yaş beliriyordu. 

    Yıllar öncesine gitti Casandra...
Jackle yaşadığı mutlu günler hafızasında canlanıyordu.
Paraşütle gökyüzünde süzülürlerken Jack 
"-Casandra hayatımı sonsuza dek senin yanında geçirmek istiyorum. " dedi.
Casandra önce saşırdı sonra mutluluktan gözlerine yaşlar doldu, ayakları da ciddi anlamda yerden kesildi.
Yere indiklerinde Jack'in boynuna atlayarak
" -Bende sevgilim Bende seninle yaşamak, yaşlanmak istiyorum." dedi.
                               ...................
   Aslında herşey çok güzel gidiyordu. Ta ki o minik şey evlerine girene kadar. Casandra'nın tüm dünyası çocuğu olmuş, Jack ise bu durumdan gittikçe rahatsızlık duymaya başlamıştı. Zaman geçtikçe de evlerine uğramaz oldu.
   Casandra Mike ile o kadar çok ilgileniyordu ki, kocasının ilgisizliğini fark etse bile umursamıyordu.
Böyle böyle beş yıl geçti ve Jack bir gün artık yabancı gibi gördüğü karısını ve çocuğunu sessizce terk edip gitti.
    Önceleri bunu kaldıramayan Casandra Mike'ın okul telaşı, gösterileri, ödevleri derken kendine çeşitli uğraşılar edinerek ve çocuğuna daha da sıkı bağlanarak hayatına hiç birşey olmamış gibi devam etti.
   En nihayetinde oğlu bu dünyada en değer verdiği şeydi. Fakat yıllar ilerdikçe - babasının aksine, annesinin onun üstüne o kadar çok düşmesi Mike'ı sıkmaya hatta bunaltmaya başladı.
Sürekli bahanelerle çocuğunu yanında tutmaya çalışan Casandra başarılı olamayınca nihayet çocuğunun da gideceğini anlamıştı. 

Hayatı boyunca yalnızca iki erkeği seven kadın; kocasını ilgisiz bıraktığı, oğluna aşırı ilgi gösterdiği için terk edilmişti.

     Kedinin kıpırdanmasıyla elindeki kitabı yere düşüren kadın kendine geldi. Kahvesi de soğumuştu. Epey zaman geçmişti belli ki ...

2014/11/14

Beni Senli Gör

Alışkınım vedalara
Yaslı, siyaha bürünmüş cümlelere
Uzak dur canın yanar denmesine 

Ama bi o kadar da alışkınım ateşle oynamaya 
Her şiirde doğum sancısı çeken kelimelere 
Kaldıramadığım gerçeklerdir sadece

Alışkın olmadığım Birinin peşinden koşmak ...
Yalın ayak kırık camlara basmak 
Ve kabuk tutan kalbimin tekrar tekrar kanatılması 

Şimdiyse bir tebessüm etsende yeter
Kalbimde bahar çiçekleri açtırmaya
Uzat şimdi kalbini 
Bak yüzüme bana gerçekleri değil Duymak istediklerimi söyle
Nasıl olursan ol, nerede olursan ol

Beni senli gör ...

2014/11/06

Pembesi Gitmiş Tozu Kalmış

Hiç tanımadığın birine içini dökmek ve hiç bilmediğin bir yere kaçarcasına gitmek istersin. Sorgulamadan, sormadan. Sadece gitmek ...
Olduğun yerler sana dar gelir, nefes alamazsın.
Her fırsatta önüne çıkar telafisi mümkün olmayan keşkelerin ... 
Aradan yıllar geçer ve dersin,
'Keşkelerin getirisi ağır oluyormuş meğer ... '
İşte o zaman ne kadar ah vah etsende iş işten geçmiş, sen senden gitmiş olursun. 



2014/10/24

Tut Ellerimden Yalnızlığım

Tut ellerimden yalnızlığım;
Kimsenin olmadığı yerlere gidelim.
Canımız istediğinde kimsesizliğimize sövelim
Ya da kendi kendimize kahkahalarla gülelim
Ciğerlerimiz patlayana kadar sigara içelim
Kahvemiz de fincanda boş kalmasın.
Rengarenk açan çiçeklerimizi sulayalım.
Kediler etrafımızda mırr mırrr dolansın
Martılar denizden balıkları yakalamaya çalışsın.
Arka fonda bir şarkı çalsın sözlerinde kendimizi
bulalım.

2014/10/14

Bir Takım Erkeklerin Ayrılık Travması

     Uzun süren ve kopma noktasına gelen ilişkide o ilişki, erkek istediği sürece devam eder. Çünkü kız ayrılmak istese de erkek kabullenmek istemez türlü türlü oyunların içine girer.
   İlişkinin biteceğini hisseden taraf, sanki karşı tarafın umrundaymış gibi kıskandırma çabalarına girişir. Daha önce hiç duyulmamış kız isimleri dilinde dolaşır hatta o hayali kız kızlar ona aşıktır. 
   Kız açıktan açığa söylemese de düşüncesi; Nolur git kimle ne yaparsan yaptır. Erkek ise kız kıskandığını söylesin diye bekler. Halbuki bu kızı daha da soğutur.
    Kız defalarca istemediğini, sevmediğini söylerken erkek kendi kendine ürettiği bahanelerin arkasına sığınır. 
   Bıkkınlık getiren ilişkide artık veda vakti gelmiştir. Genellikle de şu şekillerde sonuçlanır. İntihar mektubu olmasa da onun arkadaşı tarafından yazılan 'Hastanedeyiz çok kötü şu an konuşamaz' mesajı yada 'Yanına gelirken kaza yaptım, senin yüzünden kavga ettim ' diye kendisi tarafından atılan mesaj... Genellikle zavallı kızlar da inanmış gibi yapmak zorunda kalır ki ondan kurtulsun.
    Ertesi gün gercekten hiçbir sey olmamış gibi erkek gövde gösterisinde bulunur. Kızın gidebileceği yerlere gider ve muhakkak kendini gösterip kızla konuşmanın yolunu bulur.
Son söz bu gibi durumlarda söylenmez.
Gözü dönen erkek yine bildiğini okur, söyler, oynar.Kızın istemiyorum deyişi kale alınmaz. Tehdit , şiddet yada aşağılanmaya maruz kalır. 
Sonuç kız ya onlarca aramadan, mesajdan birine kısa cümlerle cevap verir konuşma devam ettikçe yaşananlar unutulmuş gibi bir gün yine biteceği halde tekrar başlanır yada erkeğin tüm zorlamalarına rağmen mücadelesini başarıyla tamamlar. Onun nefretiyle özgürlüğüne kavuşur.

2014/09/17

SENİNLE BİR ÖMÜR İŞİM VAR


Şu an nerdesin? Kiminlesin? Ne yapıyorsun?
Bensiz nasıl geçiyor günlerin? 
En sevdiğim yerine başka bir isim yazılacak mı? 
Daha onlarca sorulmamış soru var aklımda, sana dair.
Gündüzlerim gelişini karşılamayı bekliyor, gecelerim sensizliğin nöbetini tutuyor.
Beni soracak olursan sevgilim.
Günlerim sensiz hiç iyi geçmiyor. 
Kulaklarımda sesin, göz kapaklarımı kapadığım anda, gözlerimde gözlerin. 
Önüm,arkam,sağım sen, solumu zaten sorma tarafından işgal altında.
Bir gün ya bana geleceğini unutup, başkasına gidersen diye aklımdan geçiriyorum. Sonra hafızanın ne kadar kuvvetli olduğunu hatırlayıp rahatlıyorum. 
Sahi, aklıma gelmişken nereye gidiyorsun? 
Gitme... Ne sen gitmek için geldin, ne ben seni gitmen için sevdim.
Daha yakılmamış sigaralarımız, hatırı kırk yıl kalacak kahvelerimiz, bibirimize sokularak izleyecek filmlerimiz, anlatacağımız kitaplarımız, edilmemiş kavgalarımız, öpüşmelerimiz var. 
Kısacası beraber bir ömür işimiz var.

2014/09/12

YAZI-YORUM


Dilim sussa, gönlüm konuşur, ellerim yazar.  Çoğunlukla sigaramın yanan ucu eşlik eder. Yazdıklarımın yanında birde yazamadıklarım var...
Kim, ne kadarını okuyup, ne kadarını anlıyor, ne düşünüyor bilmiyorum.Aslında kimsenin anlamasını da beklemiyorum. Herkes farklı cümlelerde kendini bulabilir yada tam tersi bu kız neler saçmalamış diyende olabilir.
Şu da unutulmamalıdır ki söz uçar, yazı kalır.
Bir yazının, hikayenin, romanın bıraktığı etkiyi hangi dizi, film verebilir. Veremez çünkü hayal gücü, kurgu sıfır...

2014/09/01

HOŞGELDİN EYLÜL

O kadar duygusal, hisli bir milletiz ki; mevsim değişimlerini bile coşkuyla karşılıyoruz. Yaz mevsiminin gelişine de, sonbaharın gelişine de sevinebiliyoruz. 
Eylül ayında ağaçlar dökerken yapraklarını, arkamızda yavaş yavaş bırakırız koca bi yılı. Sonbaharın gelişiyle beraber hatırlarız yeniden unuttuklarımızı. Kimi zaman yağmur; gizler göz yaşlarımızı. Sevgilinin yazdığı bir mesaja gülümsemek yada açmadığı telefona hüzünlenmek gibidir sonbahar. Kimi zaman cılız titrek ışıklarıyla güneşi gösterir içimizi açar, kimi zaman kapkara bulutlarla kaplar gökyüzünü bunalıma sokar. 
Her ne olursa olsun; en sevdiğim mevsimdir, bahar..
Hoşgeldin sonbahar, hoşgeldin eylül...

2014/08/25

SiyahBeyaz Dünyam BEŞiKTAŞ

   Beşiktaş demek aşk,bağlılık,tutku demektir. Bu öyle bi bağlılıktır ki daha dilin dönmezken Beşiktaş demeye çalışır, odanı siyah beyaz renklerle doldurmak istersin.
   Artık okuma yazmayı öğrendiğinde ödev defterine abinden, babandan öğrendiğin marşları yazar, onları ezberlemek için sınıfta bağıra bağıra söylersin. Sonra başka takımı tutan biri gelir, seninle laf dalaşı yapmaya çalışır, bu Beşiktaş'a olan aşkını daha da körükler, daha yüksek sesle haykırırcasına marşını söylemeye devam edersin.          
   Her maç öncesi sevgilinle buluşur gibi heyecanlanır, yerinde duramaz,maç saatine kadar dakikaları sayarsın.Maça başlama düdüğüyle zaman adeta durur. Gol atınca sevinçten,  gol yeyince üzüntüden gözlerine yaşlar dolar. Bazende hiç gol olmaz gerilim hattına bağlanmış gibi kalırsın 90 dakika boyunca.
   Sevincin de, üzüntün de, umudun da, hayallerin de Beşiktaş olur.
  Hele birde üstünde armayı taşıyan birini görme, gözlerin takılır illa ki, baka kalırsın.
  Beşiktaşlılık öyle bişeydir ki; siz hepiniz ben tek dercesine herkese, herşeye kafa tutarsın.   Beşiktaş'ı yaşayan insan yalnız kalmaktan, mücadele etmekten korkmaz, yapılan iyiliği de, kötülüğü de unutmaz.
Yense de yenilse de 'Şereftir Seninle Yürümek' demesini bilir.
Bu öyle bir sevdadır ki; kelimeler, sayfalar anlatmaya yetmez...

2014/06/09

İşte böyle birşey aşk.Yalnızca yazılanlardan okuyup, ögrendigimiz, gerçekte nasıl oldugunu bilmedigimiz.

Bakışların bakışların diyorum adam gözün gözüme degdiginde içimi ısıtan o bakışların. Sahi nasıl bu kadar güzel bakabiliyorsun, midemde kelebekler uçuşturuyorsun. Seni sana anlatmak, seni nasıl sevdiğimi anlatmak istiyorum fakat bu o kadar zor ki, eksik birşeyler bırakmaktan korkuyorum. Saçların saçların diyorum kadın nasıl da parlıyor güneş ışıgı vurdukça.Baktıkça gözlerim kamaşıyor. İnce narin ellerin nasılda can veriyor menekşelere,begonyalara... Benimde tut ellerimden, çek hayatının içine ... Ellerini tutmak, gözlerine bakmak, hele o kokun... İçmeden sarhoş ediyor beni.İçmeden sarhoş olmak nasıldır bilir misin kadın? Nutkun tutulur konuşamazsın, heyecandan yüzün kızarır, midene kramplar girer, ellerin titrer saklamak için ellerini koyacak yer ararsın.Gördüğün en güzel rüyadır bu, hiç uyanmak istemediğin. İşte böyle birşey aşk.Yalnızca yazılanlardan okuyup, öğrendiğimiz, gerçekte nasıl oldugunu bilmedigimiz.

Bir Gün Şikayet Ettiğin Ne Varsa Özleyeceksin, Çocuk...

    Bir gün şikayet ettiğin ne varsa özleyeceksin çocuk.
Büyünce geçer derler ya  inanma onlara tamamen palavra. Küçükken kopartıp attığın kabuğu büyünce atamazsın. Canını değil, kalbini içerlerini yakar o yara ağladığında da geçmez üstelik seninle yaşlanır öylece...
   Bırak almasınlar seni oyuna.  Büyünce türlü türlü oyunların içine sokacaklar nasıl olsa ... İhanet, yalan, iki yüzlülük nasıl yapılırmış öğreneceksin.
    Kendi dünyanda kendi oyuncaklarınla oynayıp mutlu ol çocuk alış yalnızlığa. Bir gün yalnız kalacaksın nasıl olsa . 
    Hani o çok sevdiklerin varya ya başka dünyaya gidecek, ya da seni başkaları için terk edecek. 
     Büyümek böyle bir şey çocuk sen en iyisi hiç büyüme uyanınca unut dün ağladığın ne varsa.

2014/05/14

SOMA - ACI VEREN FACİA



TARİH : 13 Mayıs 2014 
YER : Manisa-Soma 
  
  OLAY : Madende Trafo Patlaması    
      
  Bir avuç kömür için, bir ömür verdi onlar. 
Takdir Allah'tan tabii ki ama tedbiri de senden. İnsan canı ne zaman bu kadar ucuz oldu. Onlar o ağır şartlar altında çalışırken hiç mi düşünülmüyor can güvenlikleri. Amaç güvenlik masraflarından kısıp cebini doldurmak mı? 

  YİTİRİLEN : 205 Can Kaybı

  Babalarımız,amcalarımız,abilerimiz,kardeşlerimiz ... Şu anda bilinen 205 kişinin yaşamını yitirdiği. 
Peki ya onların aileleri, sevenleri ... Yüzlerce kişinin de umudunu, hayallerini yitirdiği  facia ...
Kurtarılmayı bekleyenlere,yaralılara Allah'ım dayanma gücü versin.  

 SONUÇ : Tüm Türkiye Yasta 

  3 gün ulusal yas ilan edildi. Türkiye bu acı faciayı da hiç unutmayacak. 
  Allah'ım ülkemizi felaketlerden korusun, daha fazla can kaybı yaşanmasın. 
  Ülkemizin başı sağ olsun, kaybettiklerimizi Allah rahmet eylesin...




2014/05/11

4 HARF 2 HECE - ANNE -

    Daha küçücükken tuttun ellerimden. Hastalandığımda sabaha kadar başımda bekledin, gözünden sakındın. Ben bir ağlasam, sen bin ağladın içinden. Karşılık beklemeden sevmenin ne demek olduğunu sözlerinle değil, bizzat yaşayarak gösterdin.    
   Büyüdüm; gösterdiğin yoldan çok kez saptım,  çamura battım, sevginle şefkatinle ve sabrınla beni o çamurdan çekip çıkardın ve  her seferinde haklı çıktın. Benim için doğru olanı nasıl hissettiğini, anne olmadan anlayamayacağım sanırım ... 
Annem seni her şeyden ve her şeyden çok seviyorum.Hakkın ödenemez ... Allah başımızdan eksik etmesin seni .
  Gelecekte çocuğunun nasıl bir karakterde olacağını bilmeden dokuz ay boyunca karnında, ömrü boyunca da kalbindeki en güzel yerde taşıyan canlıya anne denir. 
     Annemin ve tüm annelerin anneler günü kutlu olsun. 
Bir gün değil başımızda oldukları her yeni bir gün için Allah'ımıza bin şükürler olsun ... 
  
  






  

2014/04/21

KURDUĞUNUZ CÜMLELER KADARDIR HAYAT


   A noktasından Z noktasına varana kadar geçirdiginiz süre içerisinde başınızdan geçenlere hayat, başlangıç noktasına doğum, bitiş noktasına ise ölüm denir.
      Yaşamın en güzel evresi hiç şüphesiz ki herşeyin oyun olarak görüldüğü çocukluk evresidir.  Ne yaparsa yapsın `Çocuk o canım` düşüncesi çoğu kişi tarafından kabul edilir.
      Çocukluk biter ergenlik başlar. Kişinin büyümeye başladığı, herşeyi bildiğini düşündüğü ve adeta enerji patlaması yaşadığı dönem. Bu dönemde ne tam büyümüş ne de artık çocuksunuzdur.
       Üniversite, erkekler için askerlik, kızlar için evlilik veya iş yaşamına atılma zamanı gelmiştir artık. Kader, alın yazısı, tercih ne denerseniz deyin hayat bir yerlere bir şekilde sürükler sizi.
         A noktasından Z noktasına varana kadar geçirdiğiniz süre içerisinde gördüğünüz yerler , yaptığınız işler, duyduğunuz hikayeler, kurduğunuz cümleler ve aklınızdan geçenler kadardır hayat.

2014/03/27

BAZEN HAYAL ETTİKLERİNİ GERÇEKLEŞTİREMEMENİN KIRGINLIĞINI YAŞARSIN

   
Bazen gitmek istersin, öyle  mahallede gezintiye çıkar gibi ...           Kimseye hesap vermeden pılını pırtını toplamadan 
Üzerinde montun ayağında ayakkabılarınla
Sonra gidemezsin aslında ne gidecek yerin vardır ne de             gidebilecek cesaretin     

Bazen kaçmak istersin, yaşadıklarından,pişmanlıklarından,             keşkelerinden ...
Hepsinin toplamında oluşan yorgunluğundan, küskünlüğünden
Sonra kaçamazsın her kaçmaya çalıştığında gerçekler-in tokat       gibi çarpar yüzüne.
Bulduğun her yol çıkmaz sokağa varır
Düşünceler labirentinin içinde kaybolursun ... 
Önce kızar, sağı solu yumruklarsın 
Canın yanar göz yaşların kuruyana dek ağlarsın. 
Sonra kabullenirsin . Tepkisizleşirsin.
Aslında hayal ettiklerini gerçekleştirememenin kırgınlığını yaşarsın . 

2014/02/03

SEVGİLİM SEVGİ SELİ-M

 
  Sevgilim , Sevgi Seli-m ... 

  Bu sana son satırlarım ;
  Biz küçücük kalbimizi tebessümler,göz yaşları,kırıklıklar,kırgınlıklar,özlemler ve hayallerle doldurduk. 
  Kalbimizde kazılı isimlerimizi sıkıştırdık, ufacık yaptık ve orada kaybettik birbirimizi.
  Hani derler ya insan yaşadığı mutlulukları unutur,acıları,canını yakanı unutmaz,unutamaz . 
  İşte bizimkisi her ikisini de barındırıyor içinde.
  Hem yanan,yandığı kadar yakan , hem hatırlanan hatırlandığı kadar unutulan.ya da unutulması umulan .
  Herkes , her şey payını aldı bizim hikayemizde
  Gözlerinin kahvesine kırk yıl hatır , gözlerimin mavisine koskocaman bir dünya ...
  Şimdi sen gidiyorsun,gitmek istediğin için değil biliyorum,gitmen gerektiği için gidiyorsun
  Giderken senden ricam beni,bizi burada bırakarak git . 
  Beni bana bırakarak git .
  Anılarımızı bırakarak git ...
  İnsanlar umarlar döndüğünde her şeyi bıraktığı gibi bulmayı , sen umma .. 
  Çünkü ben bıraktığın yerde kalmayacağım, sen gittiğinde ben senden çoktan gitmiş olacağım .
  İşte böyle sevgi seli-m .
  Bunlar sana son satırlarım .
  Bana,hiç bir karşılık beklemeden sevmenin nasıl olduğunu öğrettiğin için
  Her karşılaştığım sorunda başını ağrıttığım halde beni dinlediğin için
  Çekilmez olduğum anlar da dahi çekip gitmeyip,beni çektiğin için 
  Hayatıma girdiğin için teşekkür ederim . 

2014/01/22

Aşk Perisi Aşkı Ararken Kendini Kaybetmiş Birisi


   Umutsuz aşkın elçisi; yarınların kötü gün habercisi
   Aşkın perisi ; aşkı ararken kendini kaybetmiş birisi ...

- ' Gidiyorum . ' dedi kadın .
- ' Gitme,kal .' dedi adam .
- ' Kal diyorsun da adam ; Bağlanabilecek misin körü körüne ?          Ne olursa olsun yanımda kalabilir misin, ? 

  Tüm kalbimi vermişken sana , beni yarı yolda bırakıp gidenin sen olmayacağını nereden bileyim ? 

  Bir daha nasıl güvenebilirim birine, nasıl başa çıkabilirim  ikinci bir hayal kırıklığıyla söylesene ? '

    Adam sustu , öylece kaldı oracıkta tüm söylemek istedikleriyle . Kadının gözleri yaşlı , cevapsız sorularının yanıtını bekledi ...
      Ve kadın bir kez daha gördü , adamın korkak bir tavuk gibi yanıtsız soruların arkasına sığındığını ... 

-' Gidiyorum adam , çaresizliğime çare'm olamadın bari önüme çıkan taş olma , beni yolumdan etme . Hayallerinden beni çıkar , rüyalarımız  da kesişmesin birbiriyle .'
-' Gitmek kolayda, kalmak zor be kadın Sen giderek kolay olanı seçtin , bana anılarla,hayallerle unutulması zor  bir geçmiş bıraktın. Söylesene kadın her anımda seni yaşatırken ben,nasıl bırakayım seni ? ' 
-' Gitme deyişin bile yalnızlıklarla baş edememe korkusundan be adam . Ben hep sencil oldum,sen hep kendine bencil . Aramızdaki uçurum işte bu yüzden .