2015/03/03

Hayallerimin Yıkıldığı Gün

En sonunda dayanamayıp kendini sokağa attı. Nereye gideceğini, ne yapacağını bilmiyordu aslında. Tek istediği ciğerlerine havanın kokusunu çekmek, ve denizin maviliğinde kaybolmaktı. Koşar adımlarla kendisini kumsala attı. Kumsalda oturup, karaya vuran dalgaları seyredaldı. Fakat zihnini meşgul eden sorulardan, sorunlardan kurtulamıyordu. Bardaktan boşalırcasına yağan yağmur gibi tüm sıkıntılarının suya karışıp akıp gitmesini istiyordu. Yaktığı sigarasını atıp üstündekileri çıkarmaya başladı ve kendini suya bıraktı. Her kulaçta sanki tüm olanlardan sinirini alıyor ve rahatlıyordu. Karaya çıktığında az önceki halinden yoktu adeta kendini gevşemiş birazda üşümüş hissediyordu. Eve doğru yürümeye başladı. Köşeyi dönünce bir anda onu gördü. Kalbi deli gibi atıyor, üşümenin yerini bu sefer korku dolu titreme alıyordu. O ise yüzünden başlayarak, ıslak vücudunda göz gezdirmeye başladı. İsabella ıslık çalar gibi bildiği küfürleri ederek, koşarak oradan uzaklaştı. Hayatının, hayallerinin katiliyle karşılaşması hiç de iyi olmamıştı. Sanki onu takip ediyormuş hissiyle arkasına bakıp duruyor, evine kilometreler varmış gibi geliyordu. Darmadağınık halde eve giren İsabella kendini odasına attı. Odasındaki herşeyi kırıp döküyor, bir yanda da ağlıyordu. Geçirdiği sinir krizi İsebellayı yormuş ağlamaklı gözlerle uykuya bırakmıştı. Hayır yapma, dokunma bana diye çırpınıyor, her çırpınışında daha da sert tokatlarla karşılaşıyordu. Dudakları yedigi tokat darbeleriyle kanlar içinde, yüzü kıpkırmızı olmuştu. En sonunda teslim oldu. Ve çığlıklarla uyandı kabusundan. O sadece sevgisine inanmış, onun lanet olası bi pislik olduğunu bilememişti. O günden sonra insanlara olan güvenini yitirdi ve bir daha kimseyle beraber olmadı.

3 yorum: